Toplam Yorum: 2 || Toplam Görüntülenme: 355
Sohbet Neşet Ertaş Ölüm Yıldönümü
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
#1
Gönüllere taht kurmuş halk ozanı Neşet Ertaş'ı ölümünün 4. yılında sevgiyle ve saygıyla anıyoruz... Yazı biraz uzun gelebilir ama gerçekten çok güzel bir anlatım olmuş yani okumaya değer.. Kırşehirli olarak yeri çok farklıydı bende, rahmet ve sevgiyle anıyorum.(Yazı CnnTürk'ten alıntıdır.)

Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı, Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi, Yaşar Kemal'in deyişiyle "Bozkır'ın Tezenesi" Neşet Ertaş aramızdan ayrılalı 4 yıl oldu. Ertaş, Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' unvanını "Hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor" diyerek reddetmişti.

Aslında Neşet Ertaş en çok hepimizin kalbine dokunmuş gibi. Sadece türküleriyle, yanık sesi ve sazıyla değil. İnsanlığı ile de. 2000 yılında hani Almanya'dan döndüğünde verdiği bir konser var ya... Seyircisinden izin isteyip çıkarmıştı, ceketini. Nasıl da mahcup, nasıl da izleyicisine saygısızlık yapmamak için tedirgindi. Şimdi kaldı mı sahiden böylesi? Şimdi genç kuşakların 'sanatçı' diye bildikleri, 'ev parasıyla alışveriş yapıyorum' diye televizyonlarda konuşanlar değil mi?

forumsimulator.com

Misal hep yoksuldu Ertaş. ''Yoksulluk içinde bir çocukluk yaşadım'' diye hayatını anlatırken bile ne kendini yaradana kırgındı ne de kendisini dünyaya getirenlere. Henüz 5 yaşındayken babasının ardına takılıp düğünlerde çalgıcılık yapmaya başladı. Ev geçimine katkıda bulunmalıydı çünkü. Köylerinde okul yoktu ki zaten, muhtarın odasına bir öğretmen gelmişti. Sadece bir kere gidebilmişti oraya da. Ama yıllar sonra ona fahri doktora verildiğinde, giydiği cübbeyle kameralara şunları söylemişti: ''Ben hayatta hiç mektebe gidemedim. Ben ancak türkü çalar, türkü söylerim. Bunun dışında bir şey bilmem. Benim bu özlemimi gideren, ülkemin hassas duygulu, ileri görüşlü insanlarına, bana bu ünvanı verdikleri için teşekkür ederim. ''

forumsimulator.com

Bazı insanların öldüğüne inanmazsınız. Öyledir Neşet Ertaş. Yaşarken çok değeri bilinmese de şarkılarına telif ödenmese de yoktu kimseye kırgınlığı. Ne para kazanamamasına sıkıldı canı ne de türkülerinde adının geçmemesine. Ama şarkılarını yarım yamalak, eksik, duygusuz söyleyenlere denk geldikçe yandı ciğeri. ''Bir türkünün aslını dinlemek isteyen varsa ben buradayım hala yaşıyorum'' dedi.

Fakat öyle konserlerini milyonlar doldursun da istemezdi. 'Konserime verecekleri parayla evlerine ekmek alsınlar' diyecek kadar mütevazıydı. Diyelim canınız sıkıldı, kapıldınız bir yangına, içli içli dinlemek isteseniz, çağırsanız evinize gelecek gibiydi.

forumsimulator.com

Halktandı, bunun için reddetmişti 'devlet sanatçısı ünvanı'nı. Yoksa politik falan değildi, hayatında bir kez bile oy kullanmamıştı. Oy verince insan ayrımı yapacağına inanıyordu. Kendisine gelen siyasetle ilgili tekliflere ise şu yanıtı vermişti: 'Beni Cumhurbaşkanı seçseler bile kabul etmem.

forumsimulator.com

Sadece sevilmek istedi Ertaş. Sevildi de. Sağcısı da sevdi onu, solcusu da. Zengini de, yoksulu da. İki dünya bir araya gelse yan yana gelmez dedikleriniz, yan yana dizilip dinledi şarkılarını. Acısıyla barışır mı insan, yarasını okşar mı, kabuğunu koparmadan? Ertaş sayesinde yaptı. 'İnsanın derdi ne kadar büyük olursa gülüşü o kadar sıcak olurmuş, o dert güzelleştirirmiş yüreğini' dedi çünkü. Yaralarımıza bakıp, gülüşlerimizi çoğalttı.

Hayatta en çok ise babasını sevdi.

forumsimulator.com

'Neyim varsa ondan öğrendim' dedi. Kırşehir Belediyesi, heykelini yaptırmak istediğinde kabul etmedi. 'Beni yapmayınız efendim, rahmetli babamı yapınız. Zira benim tüm sanatım babamdandır' dedi. Kırmadılar ustayı. Kırşehir Terme Caddesi'ne babasının heykelini koydular, dizinin dibine de Ertaş'ın çocukluğunu

forumsimulator.com

Sevmeyi bilen çocuklar mı olduk, emin değilim. Ama gönüle korkusuzca 'göyün' demeyi Ertaş'tan öğrendik. O ne zaman 'göynüm seni arıyor' diye seslense bize, biz de aradık uzak, yakın bir yerlerde, birilerini. Hak ettikleri için, kopamadığımız, vazgeçemediğimiz için değil, Neşet usta için. Çünkü onun adı neşeydi, dertti, aşktı. Aynı anda hepimiz onunla âşık olabilir, onunla yorulabilir, onunla arayabilir, onunla kaybolabilirdik. Ama onu dinlerken asla ve asla nefret edemezdik. Naifti. Öyle naifti ki, bir röportajda "İlk ne zaman âşık oldunuz?'' diye sorulduğunda, ''13 yaşımda. Yozgat’taydık, mahallenin kızıydı. Ona bir türkü havalandırdıydım" deyip kızın adını da söyledi. Sonra da pişman oldu: "Yazman gurban oluyum, sevda sırrınan olur."

forumsimulator.com

Şimdi kimse sevdiği kıza türkü havalandırmıyor ustam, şimdi kimse sevdasının adını gizlemiyor koynunda. Her şey uluorta... Her şey dökülmüş yere...

Sana 'bozkırın tezenesi' lakabını takan Yaşar Kemal da gitti buralardan.

Buralar kan revan, buralar bulutlu, artık insanların sabrı kalmadı birbirine. Ama üzülme.

Siz gidince hep dünyanın rengine kananlar kaldı, hepimiz olduk.

forumsimulator.com



Böyle bir insandı...


















forumsimulator.com




Ne kimsenin arkasın da ol, ne de başkasını arkana al...

emin@tsr.com.tr


K. Y.
6 Kişi Teşekkür Etti: hajluk, Deforsmylfe, yahya1981, attheparthe, Hocam, Altı9Otuz5
#2



Atam, Dedem kadar severim kendisini. Allah mekanını cennet etsin.
Çok sular akıp geçti bu alemde kendini birşey sanan çakıl taşları kayıp gitti ,
Gençkaptan yine aynı yerinde ve Kamyoncuyuz Biz 'de ...

Bizimle kimse boy ölçmeye kalkmasın, Her ortamda ismimiz geçer,her zaman şeklimiz yeter ..
K. Y.
Cevapla
1 Kişi Teşekkür Etti: Mr.Joker
#3
Ülkemiz için güzel bir değerdi.Tekrardan Allah rahmet eylesin.Mekanı Cennet Olsun.

forumsimulator.com
K. Y.
Cevapla
0 Kişi Teşekkür Etti:



Tarih: 19.01.2017, 13:51 | Theme: MySkins | All edit: semih7106